Showing posts with label lindenza mikmikliyor. Show all posts
Showing posts with label lindenza mikmikliyor. Show all posts

10.25.2012

Kafa mikme postu #5

Bugün ilk defa çoook uzun zaman sonra bir erkek için ağladım. Ağzıma sıçayım ki ağladım. Küçükken vitrinde gördüğüm oyuncağı almalarını isterdim annemlerden, almadıkları zaman da ağlardım, yemek yemezdim ya da kendimi yere atardım. Hepiniz de yapardınız. Ve en sonunda o oyuncak %90 alınırdı ya da benzeri bir şey verilirdi.
İşte büyüdükçe o iş öyle olmuyor. Özellikle de aşk konusunda. Şimdiye kadar kimi sevdiysem, kimden hoşlandıysam hep vitrinde kaldılar ve ben her seferinde başkalarının elinde gördüm vitrindekileri.
Payıma hep hayal kurmak ya da umut etmek düştü.
Bu sefer gözlerine bakıyorum; her bir hareketini inceliyorum.
Aşık değilim ama acı çekiyorum.

10.12.2012

Kafa mikme postu #4 - Okul

Okulum açılalı 3 haftadan çok oldu. Son sınıf olduğum için, stajlar da başladı. Özel bir okulda stajyer olarak başladım. Öğretmenliği kendi isteğiyle seçmemiş biri olarak bu iş zor gidiyor. Yani o kıyafet, ciddi ayakkabı, aman kumaş pantolon, vsvs zımbırtılarını düşünmekten şimdiden bıktım.
Ya özel okula gidince sanki ben hiç okul okumamışım gibi hissediyorum. Küçücük veletler sırtlarında kemanla sağa sola koşuşturuyor, liseliler ellerinde almanca sözlüklerle derse geliyorlar.
Bu kadar olanağın içinde okumalarına rağmen şikayet ediyorlar, dersleri aksatıyorlar, birbirlerini kırıyorlar, vs. Tamam çocuklardır, ergenlerdir anlıyorum ama başkaları da aynı durumda ve bu şekilde yaşamıyorlar.
Sanırım her şeyi çok çabuk tüketiyorlar.
Çoğu birbirlerine karşı o kadar acımasızlar ki insanın üzülmemesi elden değil. Kırıcı sözler, dalga geçmeler, itip kakmalar üzücü. Biz de çocukken böyle şeyler yapıyorduk ama bu kadar hiç değildi. Herkesin önünde başkasını aşağılayarak ya da başkasıyla dalga geçerek kendini yücelttiğini sanan insanlar bile varken çocuklara çok da laf edemiyorum. Ama sınıfta böyle şeylere çok dikkat ediyorum ileride de fazladan dikkat ederim. Neyse bu kadarlık yeter len sustum!

10.02.2012

Kafa mikme postu #3

Kardeşim ben tek gezmeyi severim!
Ulan ben küçüklüğümde okulla müzeye, sergiye, fuara gittiğimizde hep en sonda olur, tek başıma gezerdim. Millet "aman işte soyutladı, bu da bir garip, bir havada" falan derdi. Ama yani ben hep öyle rahat ederdim.
Annemin lafı gibi ben "penguen ailesi" gibi her boku birlikte yapmaktan da hoşlanmam. Çoğu insana garip geliyor ama öyle yani. Biz ailecek de öyle hep kıçkıça değilizdir.
Alışverişe, fotoğraf çekmeye, yeni yerleri keşfetmeye, sergi ve müze gezmeye genellikle tek başıma giderim. Maksimum bir kişi daha olur yanımda o kadar ama o da tek tük yaşanır.
Şimdi kalabalık gittiğimizi düşün; biri foto çekilmek ister, diğeri dükkana bakmak ister, diğeri kitapçıya, diğeri acıkır, vsvs arttırabilirsin bunu. Biri yavaş yürür, diğeri benim sevdiğim şeyleri kınar, eleştirir durur vsvs. Onun için mi en iyisi "tek gezmektir". Tabi böyle anlatıyorum da ben de yağmur ormanlarında iri gövdeli bir ağacın üstüne inşa ettiğim kulübemde yaşamıyorum. Bunlar dışında arkadaşlarla, kalabalıklarla oluyorum.
Merak ediyorum diğerlerini ya sen naparsın?


Dukan dieti =| 
Ulan dukan diyetine bir ben kalmıştım başlamayan ben de başladım da, böyle kafadan yapıyorum bir şeyler. Blgları fln okudum millet abartmış asmış kendini, bense sadece et ve süt ürünleri yeyip, içiyorum da bunlar light olmalılarmış zartmuş zurtmuş. Ulan yumurta yemekten civcive dönüşeceğim yakında. Sokaklarda şişko bir civciv görürseniz ya benimdir ya da başka bir dukan diyeti mağdurudur. 
2.gün bitiyor da devam etsem mi yoksa adam gibi diyetisyenime mi devam etsem bilemedim be! Bir şey biliyourm bu 20 kilo çabucak kışkılanmalı bu bünyeden!! 
Ekim sonunda spora yazılacağım babamı ikna ettim. Zor oldu çünkü bundan önce 2 kere yazılıp da 2 yıl içinde toplam 15 kere gitmemiştim de bu sefer iş başka ilk defa hırs yaptım lan haftasonu bir şey yaşadım, ondandır =D 


9.22.2012

Kafa mikme postu #2


Kelebekler...mide...??
Yıllardır kimseyi sevmedim, en çok hoşlandım her seferinde de avucumu yaladım. İçine sıçtığımın karakteri böyle utangaç, çekingen zart zurt olursa ben daha çok kelebeklerle uğraşırım. 
Birini sevip, hoşlanıp sonrasında üzüleceğim düşüncesi korkutuyor beni. Ben hep, üzülmekten korkuyorum, tanıdıklarımın beni kırmasından, birine güvenip aldanmaktan kaçınıyorum. Kendi kutumda yaşıyorum sırf kırılmayayım diye. 
Birinden hoşlanıyorum sanırım =[ Karşılık bulamayacağımı bile bile kelebeklerin midemde dolaşmasına izin veriyorum. Kendimi ancak bu kadar durdurabildim. Ve bir süre sonra da tanıştığımız organizasyon bitecek. Böhhüü :( 

Yok yok tamam iyiyim ben, ohhhhh füüüüüüffff! derin nefes derin nefes. Kısa sürede boş kalpsiz biri olacağım! {dur ya whatsapp'da en son ne zaman görünmüş bir bakayım..}

hadi baymadan bye!

9.13.2012

Kafa mikme postu #1

Ben yazmayı severim, hatta düşüncelerimi ve duygularımı sadece yazarım, söylemem! 
* Okul daha bu pazartesi açıldı ama toplasan 3 kere gitmedim. Geçen sene her derse mal gibi gittim de ne oldu? Hocaların bazıları bile gelmedi. Peh! Ya alışamadım daha okulun açılmasına, bir sürü yapacaklarım vardı be, liste fln. Kara aldım; üniversitedeki son senemde adam gibi bir öğrenci olacağım. Ya benim bok bir huyum var; bir şeyi, bir yeri ya da birini sevmiyorsam imkanı yok onunla ilgili bir şeyler yapayım. Örneğin; hocaya ısınamadım ya o dersi ya bırakıyorum ya da DC ile fln geçiyorum. Yani ya beyazdır ya siyah, gri yok bende pöf!

**Yaz bitti ben hala kilo veremedim içine tüküreyim be! Yaklaşık 15 kg falan vermem gerekiyor. o_O Bak yarın başlıyorum. Böyle, zayıflama sürecimi yazacağım bir defter bile hazırladım. Scrapbook tadında yapayım diyorum, tabi bunu hayata geçirebilmem için kilo vermem gerekiyor =D 

The summer is about to finish, hey it finished omg! However I couldn't become thin f*ck! I am gonna begin tomorrow seriously(!). Even I prepared a notebook which will turn into a scrapbook. It goes without saying that I need to lose weight to have some things to write =D 

***Bazen kendime kızıyorum; bak utangacım, çekingenim, alınganım, sessizim, yabaniyim, tartışmadan kaçarım, cadaloz değilim,içime atarım her şeyi. Bu bok huylarım bazen beni deli ediyor; sırada önüme geçerler ağzımı açmam, arkamdan konuşurlar ağızlarının payını vermem, birine sinirlenirim, kırılırım hiçbir şey söyleyemem, bir ortama girerim "ayaklı buzdolabı" muamelesi görürüm, yeni yerlere tek girerken utanırım zart zurt. Ha bi de kilo çekinmem var. Çok şükür normal olduğumu iddia etmiyorum :)


****Yayalar için olan ışıkları beklemeyip, davar gibi geçenlere sinir oluyorum. Ulan sen super mario musun da canını atıyorsun sokağa? Bazen şey olur böyle ışık bize kırmızı, ama çok araba yok; böyle hurrrraaa karşıdan insanlar geçerler, ben orda beklediğim için uzaylı yerine koyulurum. Ya bazen sokak köpeklerini görüyorum, bildiğin bekliyor ışığı ya. Tabi "aa yeşil yandı geçmem lazım" falan değil de, bakıyor hayvan arabalar vızz vızz, "oğlum durayım bok yoluna gitmeyeyim" diyor. Brava pıtırcıklara!

Some idiots cross the road without waiting the green light. People r behaving as they are super mario with lots of green mushroom. Sometimes when the road is empty but the light is red, flood of people run to the other side at that moment if I still wait the green light, I am treated as I am an alien. Sometimes I notice street dogs who wait the green light :) 
Baak video bile buldum =)  I found a video about it :)

8.22.2012

Benden Senden Bizden #1

Bazen ketum biri olduğum için kendimle gurur duyuyorum ama bunun bok yanları da yok değil. Sıkıntımı, derdimi ve problemlerimi başkasına anlatmam (dostum, annem, babam vs. dahi olsa). Kendi içimde halletmeye çalışırım bazen kuyunun diplerinden kurtulamam bazen de hemen kuyudan çıkabilirim. Neyse çok bile konuştum, kendimden bilgi sızıntısı yararttım aman tanrımmmmmm!!!

3 hafta önce anneannemi kaybettik. Vefatından dolayı hepimiz de üzüldük. Ama daha önce çok çok daha fazla üzüldüğümü hatırlıyorum. İlk başlarda kendimi suçluyordum neden bu kadar ruhsuzum, neden bir şey hissedemiyorum diye. Sonra cevaplarımı buldum (yani bulduğuma inanıyorum); hiçbir zaman anneanne ve torun ilişkisi yaşayamadık. 95 yaşındaydı ama bana toplasan 5 kere sarılmamıştı. Düşünceleri, öncelikleri hep farklıydı, karakteri genel geçer tarzdan değildi. Durup da düşündüğümde beraber geçirdiğimiz hiçbir anımızı bulamıyorum. Çevremdekilerden duyduklarıma göre anneanne ve torun ilişkisi çok farklıymış. Daha yakın olurlarmış; paylaşımlar benzersiz olurmuş, vs.vs. Maalesef öyle bir şansım olmadı.
Bazen bana karşı hislerinin olmadığını anlıyordum.. İyisiyle, kötüsüyüle kendi yaşamıydı. Toprağı bol olsun.