9.28.2012

Love Tchibo! #2

Tchibo çok severek gittiğim bir mağaza. Özellikle de o mağazadaki misss gibi kahve kokusunu solumak için gitmişliğim oluyor. Hatttaa sırf onun için part time işe başvurmuştum, tabi iplemediler beni o ayrı =D
Okul temasında güzel şeyler vardı kırtasiye seven biriyseniz. Ben de bu senenin başında aldığım damgalara ek olarak mürekkep stamp pan aldım.






Tchibo is one my favorite shops. Especially the smell of coffee is wonderful. I bought these ink pads for tchibo's old stamps. Especially silvery colours are my favs. :)

12 Ink Pads: 19 TL (10$)

9.22.2012

Kafa mikme postu #2


Kelebekler...mide...??
Yıllardır kimseyi sevmedim, en çok hoşlandım her seferinde de avucumu yaladım. İçine sıçtığımın karakteri böyle utangaç, çekingen zart zurt olursa ben daha çok kelebeklerle uğraşırım. 
Birini sevip, hoşlanıp sonrasında üzüleceğim düşüncesi korkutuyor beni. Ben hep, üzülmekten korkuyorum, tanıdıklarımın beni kırmasından, birine güvenip aldanmaktan kaçınıyorum. Kendi kutumda yaşıyorum sırf kırılmayayım diye. 
Birinden hoşlanıyorum sanırım =[ Karşılık bulamayacağımı bile bile kelebeklerin midemde dolaşmasına izin veriyorum. Kendimi ancak bu kadar durdurabildim. Ve bir süre sonra da tanıştığımız organizasyon bitecek. Böhhüü :( 

Yok yok tamam iyiyim ben, ohhhhh füüüüüüffff! derin nefes derin nefes. Kısa sürede boş kalpsiz biri olacağım! {dur ya whatsapp'da en son ne zaman görünmüş bir bakayım..}

hadi baymadan bye!

9.15.2012

Who Cares my Friday Bag #2

1.Cuma günkü çantam deniz çantası :) Malum havalar düzelmeye başladıı :)
2.Çanta, cüzdan ve yer sergisi Avon'un. 

9.13.2012

Kafa mikme postu #1

Ben yazmayı severim, hatta düşüncelerimi ve duygularımı sadece yazarım, söylemem! 
* Okul daha bu pazartesi açıldı ama toplasan 3 kere gitmedim. Geçen sene her derse mal gibi gittim de ne oldu? Hocaların bazıları bile gelmedi. Peh! Ya alışamadım daha okulun açılmasına, bir sürü yapacaklarım vardı be, liste fln. Kara aldım; üniversitedeki son senemde adam gibi bir öğrenci olacağım. Ya benim bok bir huyum var; bir şeyi, bir yeri ya da birini sevmiyorsam imkanı yok onunla ilgili bir şeyler yapayım. Örneğin; hocaya ısınamadım ya o dersi ya bırakıyorum ya da DC ile fln geçiyorum. Yani ya beyazdır ya siyah, gri yok bende pöf!

**Yaz bitti ben hala kilo veremedim içine tüküreyim be! Yaklaşık 15 kg falan vermem gerekiyor. o_O Bak yarın başlıyorum. Böyle, zayıflama sürecimi yazacağım bir defter bile hazırladım. Scrapbook tadında yapayım diyorum, tabi bunu hayata geçirebilmem için kilo vermem gerekiyor =D 

The summer is about to finish, hey it finished omg! However I couldn't become thin f*ck! I am gonna begin tomorrow seriously(!). Even I prepared a notebook which will turn into a scrapbook. It goes without saying that I need to lose weight to have some things to write =D 

***Bazen kendime kızıyorum; bak utangacım, çekingenim, alınganım, sessizim, yabaniyim, tartışmadan kaçarım, cadaloz değilim,içime atarım her şeyi. Bu bok huylarım bazen beni deli ediyor; sırada önüme geçerler ağzımı açmam, arkamdan konuşurlar ağızlarının payını vermem, birine sinirlenirim, kırılırım hiçbir şey söyleyemem, bir ortama girerim "ayaklı buzdolabı" muamelesi görürüm, yeni yerlere tek girerken utanırım zart zurt. Ha bi de kilo çekinmem var. Çok şükür normal olduğumu iddia etmiyorum :)


****Yayalar için olan ışıkları beklemeyip, davar gibi geçenlere sinir oluyorum. Ulan sen super mario musun da canını atıyorsun sokağa? Bazen şey olur böyle ışık bize kırmızı, ama çok araba yok; böyle hurrrraaa karşıdan insanlar geçerler, ben orda beklediğim için uzaylı yerine koyulurum. Ya bazen sokak köpeklerini görüyorum, bildiğin bekliyor ışığı ya. Tabi "aa yeşil yandı geçmem lazım" falan değil de, bakıyor hayvan arabalar vızz vızz, "oğlum durayım bok yoluna gitmeyeyim" diyor. Brava pıtırcıklara!

Some idiots cross the road without waiting the green light. People r behaving as they are super mario with lots of green mushroom. Sometimes when the road is empty but the light is red, flood of people run to the other side at that moment if I still wait the green light, I am treated as I am an alien. Sometimes I notice street dogs who wait the green light :) 
Baak video bile buldum =)  I found a video about it :)

9.11.2012

Küçük Mucizeler Dükkanı / The Shop on Blossom Street

Debbie Macomber'ın ilk iki kitabını D&R'ın internet sitesindeki alışverişimde almıştım. Oldukça uzun zaman geçti, orta kalınlıkta olması beni her ürküttü. 

Kitabın kapağı insanın içini ısıtan cinsten. Kitabı daha okumadan sımsıcak duygularla doluyor insan. 
Lydia Hoffman kitabın baş kahramanı aynı zamanda anlatıcısı. Ağır hastalıklar atlatmış olan Lydia, hayatına yeni bir sayfa açmak için yeni bir dükkan kiralar. Açtığı yeni dükkan ona yeni arkadaşlıklar, eşsiz bir aşk, değerli paylaşımlar ve önemli dersler kazandırır. 
Lydia tarafından anlatılan diğer kahramanlar ise; Jacqueline Donovan,Carol Girard ve Alix Townsend

Kısaca bahsetmek gerekirse; Jacqueline çoğu insanı kıskandıracak derecede zenginliğe sahip bir kadın. Kocası ile yaşadığı problemlere; sevmediği ve tasvip etmediği gelini ile yaşadığı anlaşmazlıklar da eklenince herkese karşı olan sert tavrının nedenlerini kolaylıkla bulabiliriz. 
Carol ise çocuk hayaliyle yanıp tutuşan, ılımlı karaktere sahip bir kadın. Çocuk sahibi olma yolunda yaşadığı hayal kırıklıkları kocası ile yaşayacağı tartışmaların nedenleri olacaktır.
Çocukluğunu büyük acılarla geçirmiş olan Alix, sert ve asi bir yapıya sahip. Çevresine kurduğu duvarlar, geçmişteki izler, üzüntüler onu çekilmez biri haline getirse de gerçek Alix'i bulması zor olmayacaktır. 
Bu 4 kadını bir araya getiren ortak olay ise örgü örmek istemeleri olacaktır. 
Severek okuduğum bir kitaptı.



During winter time, I bought Debbie Macomber's two books but I couldn't begin reading because of the thickness of the book. 

The cover of the book warms people up. The main character and also the narrator is Lydia Hoffman. After pulling through the serious illness, she turned over a new leaf by renting a new shop which brings her new friendships, a passionate love and experiences. 

The lives of  Jacqueline Donovan,Carol Girard and Alix Townsend are narrated by Lydia. 

Let's take a short look at other characters;

Jacqueline has problems with his husband and daughter-in-law and tries to console herself with her wealth. When we intend to find the reasons of her ill-humour and sadness, we should look at her personal life. 
Carol is a moderate woman who is a rainbow chaser in having a child. Unfortunately all failed treatements that she and her husband had, cause endless arguments. 
Having an unhappy childhood makes Alix a rebel and a nervous woman. Walling herself in always causes arguments, misunderstandings, fights etc. but there is a still chance to discover the real Alix. 
Knitting crosses the paths of these 4 women.
This book really warms me up.


pictures are from: Google 

9.10.2012

Who Cares My Monday Bag #2

1. Tempo'nun verdiği bulmaca dergisi bu aralar favorim
2. Sabah, yağmurlu gibiydi aldım şemsiyemi ama işe yaramadı; the umbrella (Avon)
3. Çantamı çok sevmiyorum, yıllardır yazlıkta kös kös yaşıyor. (Collezione)